Uzun yıllar boyunca saç bakım sektöründe daha çok krem bazlı ve balsam içerikli bakım sistemleri kullanılmıştır. Ancak özellikle yoğun açıcı işlemleri, sık boya uygulamaları, yüksek ısıya maruz kalma, mekanik sürtünmeler ve kimyasal aşınmalar sonucunda ağır şekilde yıpranan saçlarda bu klasik bakım ürünlerinin her zaman yeterli yapısal desteği sağlayamadığı görülmüştür. Özellikle lastikleşen, kırılan, kopan ve aşırı incelen saç tellerinde keratin kaybının daha belirgin hale geldiği gözlemlenmiştir.

Bu durum üzerine son yıllarda geliştirilen sıvı nano keratin yükleme sistemleri üzerine çeşitli gözlemsel laboratuvar çalışmaları yapılmıştır. İstanbul’da yaklaşık altı ay süren laboratuvar ve uygulama sürecinde, farklı seviyelerde hasar görmüş toplam 65 saç örneği üzerinde sıvı keratin uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Yapılan gözlemlerde saç tellerindeki yüzey pürüzlülüğünün azaldığı, mat görünümün gerilediği, saç liflerinin daha düzenli bir yapı kazandığı ve kopma eğiliminin belirgin şekilde düştüğü tespit edilmiştir. Bunun yanında saçların daha kontrollü, daha dayanıklı ve daha sağlıklı göründüğü rapor edilmiştir.
Araştırmacılar özellikle düşük molekül yapısına sahip sıvı keratin proteinlerinin, su bazlı taşıyıcı sistem sayesinde saç telinin gözenekli ve hasarlı bölgelerine daha kolay ulaşabildiğini değerlendirmiştir. Sıvı formun akışkan yapısının, saç lifindeki mikro çatlaklar ve protein kaybı oluşmuş alanlarla daha güçlü temas kurulmasına yardımcı olduğu belirtilmiştir. Böylece keratin proteinlerinin saç telinin zayıflamış bölgelerinde daha etkili şekilde tutunabildiği gözlemlenmiştir.

İlk uygulamalarda bazı saç tellerinde hafif sertlik ve yapışkanlık hissi oluştuğu görülmüştür. Uzmanlar bu durumun, keratin proteinlerinin saç yüzeyine bağlanmaya başlamasıyla ilişkili doğal bir süreç olduğunu ifade etmiştir. Durulama işlemi ve keratin destekleyici bakım maskesi sonrasında ise saçlarda daha yumuşak bir doku, daha pürüzsüz yüzey, artan parlaklık, canlı görünüm, kolay taranma ve hacim artışı gözlemlenmiştir.
Seri uygulamalarda ise her sıvı keratin yüklemesinden sonra saç yapısında kademeli iyileşmeler meydana geldiği rapor edilmiştir. Saç tellerinin zamanla daha dolgun, daha kontrollü ve daha dayanıklı hale geldiği değerlendirilmiştir.

Daha sonraki süreçte Isparta’da gerçekleştirilen biyoloji laboratuvar gözlemlerinde de benzer sonuçlara ulaşılmıştır. Ağır işlem görmüş 35 farklı hasarlı saç örneği üzerinde yapılan sıvı keratin uygulamalarında, ilk uygulamadan itibaren saçlardaki elektriklenmenin ve kabarmanın azaldığı, mat görünümün gerilediği ve düzensiz yüzey yapısının daha kontrollü hale geldiği tespit edilmiştir.
İkinci ve üçüncü uygulamalarda ise saç tellerinin daha kolay tarandığı, daha parlak göründüğü, daha dolgun hissedildiği ve yüzey bütünlüğünün belirgin şekilde arttığı gözlemlenmiştir.

Araştırmacılar, sıvı nano keratin teknolojisinin en önemli avantajlarından birinin klasik yoğun krem sistemlerinden farklı olarak su bazlı taşıyıcı yapısıyla saçın en ince ve hasarlı bölgelerine kadar ulaşabilmesi olduğunu belirtmiştir. Keratin proteinlerinin saçın doğal yapısındaki aminoasit dizilimleriyle biyouyumlu olması sayesinde saç yüzeyinde koruyucu ve destekleyici bir protein tabakası oluşturabildiği değerlendirilmiştir.
Yapılan gözlemsel analizler sonucunda sıvı keratin yükleme sistemlerinin özellikle açıcı nedeniyle lastikleşmiş, yoğun işlem görmüş, kırılan, kopan, incelmiş ve aşırı yıpranmış saçlarda destekleyici kozmetik biyoprotein teknolojileri arasında önemli bir alternatif oluşturabileceği ifade edilmiştir.